Farklı
SOHBET
ortamında bulunmak istiyorsanız.. farkı bizimle yaşayın..
Ask Hikayeleri
Ask Çicegi Bir gün tutar bir canerigi cicegini sunar bahara. Bir tutam serinlik, yürekte bugulanan sicaklik!.... Ve konar gozlerime bir opücük gibi kuslarin sevinci bahar. Oksar bir annenin parmaklari gibi usulca saclarimizi seher yeli. Bir tutam gün isigi dolar icime, bir tutam sevinc cigligi.
Ne zaman bahar gelse sevinci yasar kirlar, dagli cocuklar umudu kucaklar bir yanimda; bir yanim da kuslar, cicekler, kelebekler sevinci yasar. Aydinlik gelir dort bir tarafa, gürül gürül akar dereler. Bir dag pinari gibi hayat kaynar kanimda, yüregimde tomurcuk tomurcuk fiskirir ask; Alip gotürür duygularimi uzak daglarin otesine, serin serin esen rüzgarlar...
Sen bu daglarin sevda türküsüsün bahar gozlüm, denizlerin mavisi, bulutlarin beyazi. Çatlamis topragin bagrina düsen bir damla su gibisin. Ne zaman bahar gelse, yagmur yagmur cicek acar sesin gokyüzünde. Ben sonbaharin yorgun yanik türküsüyüm oysa, sariya calar rengim, rüzgarlar estikce savurur yapraklarimi uzak diyarlara. Sen gülüsünde baharin ilk sevincini, gozlerinde gogün ucuk mavisini tasiyorsun; Baharin kokusudur yeryüzüne dagilan temiz nefesin. Yasamak bir su gibi berrak yüzünün aydinliginda, bir koy türküsü gibi icli ve hilesiz...
Ben seni ozanca sevdim türkübakislim, sular gibi temiz, bir rüzgar gülü gibi hilesiz. Mehtabin güzelligi, yildizlarin isiltisisin sen karli daglarda, rüzgarlarin solugu, günesin dostlugusun. Umut, ask ve alin terisin ak alinlarda. Topraga ekilen tohum, bahara soylenen türküdür dilin. Ceylan gozlerin sevinci, dudaklarin isligisin türkülü irmaklarda.
Acilar icinde de olsam yasami cilginca sevdim. Çilginca sevdim daglari, ormanlari, günesi, cocuklari. En cok da seni sevdim askcicegim.
Yol türküleri kederlidir nazlim, yol türküleri dertli, yol türküleri acili. Gidersen kar yagar istasyonlara, boynu bükük bakar ardindan akasyalar.
Gitme, bir güvercin sicakligi gibi kal yüregimde. Ben ki sevdami dagli bir cicek gibi gogsümüm üstünde tasidim hep, namusumun akinda. Ne zaman gozlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat cirpar mavilere; Güller acar ne zaman ellerimi uzatsam saclarina, serin serin eser yeller.
Bu sevdayi alip gitme benden, alip gitme buralardan, gozleri türkülü kusum . İcimdeki bahari oldürüp gitme. Kimsiz, kimsesiz kalir türkülerim. Korpe bir dal gibi koparma sevinclerimi yüregimden. Gitme figan düser denizlere sular cekilir yagmur yagmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hickirir tenhada, bir dal kirilir boynunu büker sabah kervanlari kelebekler olür
gitme bir yildiz küser gogüne, icini ceker bir cocuk sasirir yonünü rüzgarlar bütün pinarlarin suyu cekilir solar nazli cicekleri kalbimin, üzülürüm
gitme oksüz kalir icimdeki imge daglari saclarini open seher yeli, coban yildizi bir daha turnalar gecmez, bülbüller otmez cicekler acmaz bahcemde ah be gülüm
gitme icimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yagar istasyonlara, üsürüm
gitme bütün ormanlar atese verilir kuslarda gider bu kent de, olürüm
Asklar Üsürken Gelirdi Vakit ilerledikce kent isiklari da sesleri gibi kaybolmaya baslamisti.Şehir kaplumbaga gibi korkulardan kacmak icin siginmisti kabuguna..Hava cok soguktu.Çati katimdan gorünen pencerelerin arkasi bugulanmisti.Camlarin kenarlari buz tutmustu. Ellerim cok üsüyordu elimde eldivenlerim vardi ve yazmaya calisiyordum. Ayagimdaki kalin babadan kalma postallar bile ayaklarimin morarmasini engelleyemiyordu. Sogugu düsünmemeye calisarak daktiloya vuruyordum parmaklarimi. Daktilom yatagimin üzerindeydi ben yerde oturup yaziyordum.Yazmaliydim.
Zaman zaman tek odasi ve bir kücük küvetli banyosu olan cati katimin bir yerine gozüm takilir ve ne kadar zaman bilmem sanki orayi hic gormemis gibi bakar bakardim. Giysi dolabim -gerci ona dolap bile denmezdi ya-kumastandi. Çogu zaman kapamazdim fermuarini da. Daginikligini saklayacak kiyafetim olmazdi ki hic.Varim yogum bu tek odali kat, daktilom, yatagim ve biraz ivir zivirdi. Yazardim, parmaklarim acirdi daktilonun tuslarina vururken.Tuslar sertti ve ben vururken sanki aci cekermis gibi kesik kesik inlerlerdi. Yanlis vuramazdim onlara. Herseyimdi yazilarim beni kurtaracakti onlar. Belki ilerde bir yazar olurum diye gündüz bir bulasikcida calisir, gece yazardim.
Ve bir kadin severdim üsürken. Her sabah ayni duraktan ayni otobüse binerdik.Hic yüzüme bakmazdi.Her sabah ayni saatte ayni yerden binerdik otobüse ama hic bakmazdi. Basi onde belki isi -belki baka birseyi iste- düsünür gibi gozükürdü. Hic konusamazdim. Ellerim ceplerimde bakardim sessizce basini kaldiracak mi diye.. O hic bakmazdi. Bulasikciya varir varmaz yikamaya baslardim aksamdan kalmis bulasiklari. Üsürdü ellerim. Yazdikca umudum tükenirdi. Yazdikca düsüncelerim benim icimden cikmak icin savasir olurdu .Git derdi bir yanim. Gece isiklari yanmayan sehre git.
Yemek servisine de baslamistim. Sabah bulasik yikardim, oglenleri genelde yemek ismarlayan cok olurdu, kiramazdi onlari ustam gonderirdi beni servise.
Acaba hic taninmazmiydim diye düsünürdüm Ozan Yildiz\'a rastlamasaydim diye düsünüyorum bu siralar. Keske diyorum o olmeden ona duydugum saygiyi sevgiyi biraz daha anlatabilseydim, Beni bulasikciyken taniyip bu yazarlik günlerime getiren o, yillar oncesine kadar bana babalik eden adama..
Ve bir pismanligim, bir keskem daha var. Duraktaki kizi keske bir daha gorebilseydim. O kendini oldürmeden once keske onu sevdigimi soyleyebilseydim. Belki de asklar ben üsürken gelirdi...
Benim Dünyam Şirnak\'ta Soguk Bir Geceydi Sokaklarda Avare Avare Dolasiyordum Soguklugun Ayazin Olusturdugu Ses Tonu Ve Gecenin Zifili Karanligi Bende Bambaska Bir Korku Yaratiyordu Beni Teselli Eden Tek Şey Sana Karsi Kurdugum Hayallerdi . Neyin Pesinde Oldugumu Yada Neyi Aradigimi Bilmiyordum Bildigim Tek Şey İse Yalnizligimi Bana Unutturabilecek Hayal Niteligi Tasiyan Seni Ariyor Olmamdi Bir Ara Daldim... Soguk Bir Tasin Üzerine Oturdum Ve Bana Yalnizligimi Unutturan Tek Şeyle Koynumdan Çikardigim Fotografinla Amansiz Bir Sohbete Daldim Karsimda Bana Sadece Yüz Metre Uzaklikta Her Tür Güllerin Çiceklerin Bulundugu Bir Bahce Gorüyordum Elimdeki Resmin İle Kosarak Girdim O Bahceye Ve Dalinda Duran Daha Yeni Acmis Bir Gül Gordüm Dayanamadim Kopardim Doyasiya Kokladim O Gülü, Ve Sonra O Yemyesil Otlarin Üzerine Oturdum Ve Bir Süre Sonrada Uzandim Gozlerimi Kapattim Kulagimdan Kulagimi Çinlatircasina Bir Fon Müzik Beynime Kadar Uzaniyordu Evet Hatirliyordum... Bu Müzik Seni İlk Gordügüm Okul Çay Bahcesinde Sana Gozümün Çarptigi Anda Okul Çay Bahcesinin Hoparlorlerinden Yükselen Müzik Sesiydi O Müzik Bitene Kadar Yerimde Bile Kipirdamadan Hatta Gozlerimi Bile Acmadan O Güzel Müzigi Dinledim .. Müzik Bittiginde Yavas Yavas Dogruldum Saat Oldukca İlerlemisti Ve Karanlik Dahada Bi Artmisti Bir An Arkama Dondügümde Bana Dogru Kosan Birini Gordüm Önce Çok Korktum Ama Bu Sima Yaklastikca Bana Daha Bi Tanidik Geliyodu Aramizda On Bes Metre Mesafe Kaldiginda Haykirdim Birden Daglari Yikarcasina Çünkü Bu Sendin Aradigim İnsandin Bende Sana Dogru Kosmaya Basladim Artik Yan Yanaydik Bana Ellerini Uzattin Bende Ellerimi Sana Dogru Ve Tam Ellerimiz Birlesecekken....... Annemin tatli sesiyle uyandim maalesef bu bi rüyaydi ama bitmesini hic istemedigim hatta asirlarca uykuda bile kalsam devam etmesini istedigim bir rüyaydi.... ‘Umarim sana karsi olan duygularimi acik ve net bir sekilde anlatabilmisimdir sana karsi neler hissettigimi bilmeni ve bunun aklinin bir kosesinde bulundurmani istiyorum rüyalarimda ve hayallerimde bile sen varsin…
Biricigim BİRİCİĞİM... Sesinin kanatlari tasisin seni bana.... Sihirli sesinin kanatlarinda süzülmek istiyorum bir anda bulundugum yerden. Sesinin kanatlarinda asmak istiyorum ucsuz bucaksiz bozkirlari. Altimdan gecmeli kentlerin siluetleri birbiri ardindan. Hicbirini hatirlamamaliyim, sana ulasana dek.. Ezberledigim tek adres,sesinin yasadigi yer olmali sevgilim.... Bugday basaklarinin hemen üzerlerinde ucmaliyim bir süre. Günesi bagrina basan ay cicek tarlalarindan gecmeliyim sessizce.. bir o kadar da ucarcasina,umutla gelmeliyim sana, ozlemlerin yüregimi sarsmali kilometreleri bir bir birakirken ardimda.. Sonra yeniden cikarmalisin beni yükseklere.Kartallara bile meydan okumaliyim sesinden aldigim gücle... Onlardan daha hizli cullanmaliyim bizi ayiran her seyin üzerine. Yanik bozkir türküleri dinlemeliyim, bana kanat olup güneslere yaklastiran sesinden.... Birak bu kez hüzne yer olmasin sesinde... Her tonunu sevince, her tonunu ozleme ayir sevgilim.. Kavusmalarin türküsünü mirildan kulagima. Çollerde susamis bir dervis gibi cagir beni pinarlarina. Özleminin büyüklügünü beni sararak anlatsin sesinin kanatlari... Sevincten gozlerim yasarmali,güneslere yaklastigim anlarda... Ayriligin yakan hüznününü, kavusmalarla cikarmaliyim dünyamdan da. Ama yoruldum artik sevgili.... Dayanamam,zor oluyor uzun yolculuklar. Kisacik olurdu hep yolculuklarim seni tanimadan once. İndir beni sesinin kanatlarindan... Günesleri getirdim sana,hala boynunu bükmedi topladigim papatyalar... Bugday basaklarinin kokusunu tasiyorum,bozkira hayat veren... Aycicekleri topladim senin icin, bilmedigim tarlalardan... Simsiki sarilmaliyiz artik.. \"Özlemlerden yeni bir sevda yaratmaliyiz simdi. Bir bütün yaratmaliyiz seninle; icinde ne senden ne de benden hic birsey tasimayan... Özgürlüklere bile meydan okumali,ona bile baglamaktan vazgecmeliyiz sevdamizi...\" Ayrilacaksak eger bir kez daha, once soz vermeliyiz kavusmak icin. Artik ogrendim ayriliklarin, güneslerden de yakici oldugunu. Meger büyükmüs ayriliklar,zamansiz olümlerden bile.... seni seviyorum..seni seviyorum..seni seviyorum....
YÜREĞİMDE eritemedigim ozlemlerimi gonder...
O sehrin ozlemli kokularini gonder bana. Sabahin bugusuyla uyanan Ejderin silkinisini, Renk renk ciceklerle bezenen yollarin karmasasini... Uykulu yüzlerdeki gülümseyisi, Her sokakta besmeleyle acilan kepenk seslerini, Simitci cocugun gozlerindeki piriltiyi gonder bana... Sonsuzluga uzanan evlerdeki günlük telaslari gonder... \"Simsiki tutan ellerin yürek atislarini,\" Yok sayilan sokak cocuklarinin yüreklerine sinen korkuyu gonder.... Sabahin ilk isiklariyla yorgun bedeni yataga birakanlari.... Sonra; Yosun kokulu beyaz kopüklü dalgalarin cilginligini... Güvercinleri..... salincaklari... kaldirimlari... Bir bardak demli cay gonder bana martilarin cigligi esliginde... Ayyaslari gonder, yosmalari, sevdali yürekleri, \"küfürlü karanliklari\" gonder... Bir sigara yak, bir nefes uzat bana..! Agir agir yürü kaldirimlardan. O sokaklara ait bütün gorüntüleri Düsünce aynasina yansiyan bakislardan goreyim. Kokular olsun.... Siradan gorüntüler, kavgalar, bagirislar, müzikler olsun icinde... Kipirtilar, sevdalar, alin teri, cirkinligin detaylari, Sonra sarmalayan ilik lodos olsun kollarinin sarisinda... Ayiklayip gonderme bana, o sehre ait gorüntüleri Oldugu gibi olsun. Sen bilmezsin koynunda yasadigin o sehri ozlemeyi Balik restoranlarda icilen bir yudum sohbetli rakiyi, Puslu maviligi, Kuma düsen bir damla yagmurun yok olusunu, Çamurlu yollari, karanlik ara sokaklari Çaresizligi, karmasayi, masal ülkesini andiran isiltilari... \"Bir yudum gokyüzü gonder bana...\" Sevgi dolu yürekleri, ifadesiz yüzleri, yorgun Bedenleri.. Ürkek bakislari, \"kendini harcamislari\" gonder. O sehre ait damitilmis gorüntüleri gonder bana. Yüregimde eritemedigim ozlemimi gonder...!
Gülümse Erken acmis bir bahar dalinin ürkekligi icindeysen eger, rüzgarlar seni korkutuyorsa, ciceginin donüsecegi meyveyi degil, yapraklarinin yerlerde sürünecegini, renklerinin solacagini, hoyratca ezilecegini düsünüyorsan; GÜLÜMSE... Ilik meltemler dolsun yüregine..Yaylalarin kekik kokusu.. Portakal ciceginin beyazligi.. Yakamozlarin isiltisi dolsun; GÜLÜMSE... Vampirler günes isigindan korkar bilirsin. Günes hic batmamali bu yüzden, hep isik sacmali. Elbet yok olup gidecekler kendi karanlik dünyalarina. Aydinlik düsler, aydinlik yüzler, aydinlik beyinler onlara gore degil. Geri gelemeyecekler; GÜLÜMSE.. Sahilde topladigin taslari düsün. Önce toplayip sonra birer birer denize attiklarini... Ve kiyamadiklarini.. Ve seni essiz bir tas gibi saklayanlari..Kiyamayanlari.. Unutma ki; kis ortasinda acan bahar dallari hep umutlandirir insanlari..İclerini isitir.. Gülümsetir.. Haydi sen de tut elimizden; GÜLÜMSE...
Sanal Sevdam SANAL miydin sevdigim...? Buz gibi bir ekranda sicak bir merhabaydin sen, en gercekten daha gercektin. Rotasini, klavyeye dokunan parmaklarimizin cizdigi yolculukta ayni durakta karsilastik biz. Sicacik bir merhabaydin sen buz bir ekranda. Yalnizdik, yolu yok yalnizdik, bir sekilde yalniz. Gercek yasam icindeki sanalligimizdan kacip, sanal yasamdaki gerceklige soyunmamis miydik cebimizdeki yalnizlik agirlasinca. Sonra ciplakligimiza kelimelerimizi giyinmemis miydik! Acip tüm gizlerimizin onünü, istedigimizce ozgür, diledigimizce deli, yasayamadigimizca cocuk, inandigimizca kendimiz, nasil aktik birbirimize zaman icinde, kol bulmus nehirler gibi.
En gülünmeyecek seylere bile gülmedik mi cocuklar gibi bir masalin icinde kahkahalarla, haytaca, tüm günün ciddiligini firlatip bir kenara!
Olabildigimizce ozgür, kirabildigimizce rahat, umursamazca kati, tüm ofkemizle, yigilan isyanlarimizin hirsini cikarmadik mi birbirimizden, baska bir hayattan toplayip getirdigimiz nefretlerimizle sessiz harflerde avaz avaz bagirmadik mi?
Vurgulardaki samimiyete siginip, bir dost gogsü hasretiyle kelimelerimize yaslanmadik mi, sarilmadik mi birbirimize soguk gecelerin siyah yalnizliginda, aglamadik mi harf-harf !...
Yagmuru yagdirdik birlikte, günesi dogdurduk, ayri mevsimlerde ayni mevsimin sogugunda üsüdük, sicaginda isindik, paylastik biz. Herhangi bir günün yorgun aksaminda dudagimiza degmeyen bir fincan kahvenin tadini bildik, birbirimizin sigarasini yaktik, ayri koltuklarda yan yana oturduk, paylastik biz. Dost ziyaretlerine gittik, alisveris yaptik, saatleri durmus zamanlarda sokaklarda gezdik, bilmedigimiz sehirlerin uykusuz evlerinde uyuduk, uyandik birbirimize rüyalarimizi anlattik, paylastik biz. En gercekten daha gercektik.
Kelimeler yetersiz kaldiginda ekrani bir kagit parcasi gibi burusturup bir kenara atmayi, daha yakinda olabilmeyi de istedik. Ama...
YALAN___gizli sakli hicbir sey kalmasin dedik aramizda konustuk.... Saatlerce, günlerce, aylarca… Tükettik en sonunda birbirimizi her sey “gizemini” yitirdi, “ask” bitti... Ayrildik.. Günler kalbimizi buza cevirdi sonra eritti, aradan nice mevsimler gecti.. Ve yine yapraklarin direnis mevsimiydi yer; en sevdigimiz park... Karsilastik..! Yine bilinmeyenlerle dolu iki yabanciydik. Gozlerimiz konustu, sadece bakistik.. Ayrilirken gizemini yitirmis iki arkadastik, ve simdi yine ilk günlerdeki gibi... İki gizemli asik…