Astroloji
Ask ve Sevgi
Bebek isimleri
Biyografi
Cep Melodi
Cinsellik
Doga ve Hayvanlar
Egitim
Erkekler
Fikralar
Gazeteler
Gerekli Linkler
Haberler
Hazir Mesajlar
Hikayeler
Islamiyet
Komedi
Otomobil
Oyun Hileleri
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Ruya Tabirleri
Saglik
Yemek Tarifleri
Siirler
sirketler
Seven Kalpler
Güzel Sozler
Aşk Şiirleri
Kadınca
Güzeller Galerisi
Oyunlar
Komik Resimler
Komik Yazılar
Karikaturler
Fikralar
Animasyonlar
ve Script
Yardım
Reklam Verin
    Dost siteler
   anne bebek sagligi
   bebek bakimi
   msn
   sohbet
   eglence
  
muhabbet
  
kiz
  
bayan
  
erkek
  
mirc
  


 
 
.
 
 
 
 

   Nick Yazınız --> 

  Farklı  SOHBET ortamında bulunmak istiyorsanız.. farkı bizimle yaşayın..

Askin fizyolojisi

Bu kadar çok sözunu ettiğimiz askin bir de bilimsel tarifini bilmek istemez misiniz? Hâlâ tam olarak çözulmemis ve tanimlanamamis olsa da bazi fiziksel gerçekler var...
Ask, birçok yaniyla ele aliniyor. Peki ama askin fiziksel bir tarifi, biyolojik bir açiklamasi yok mu? Neden ona bu kadar çok ihtiyaç duyar, neden asksiz yapamayiz? Sadece psikolojik nedenlerden mi? Tabii ki hayir. Ask, ayni zamanda vucudun fiziksel ihtiyaçlarini da karsilayan bir duygu.
Kadinlarda östrojen, erkeklerde testosteron, aski davet eder. Haz hormonu olarak adlandirilan endorfin ve birtakim biyokimyasal salgilanmalar da vucudun sinir sistemini harekete geçirir. Askla birlikte bunlarin salgilanmalari da artacaği için ask, her zaman vucudun fiziksel ihtiyaci olarak varliğini korur.
Patolojik bir durum
Psikiyatristlere göre insanlar asik olduğunu sanir. Aslinda o anda ask sandiğimiz seyin sadece fiziksel bir beğeni ve çekicilikten ibaret olduğunu anlayamayiz bile. Çunku hoslanmanin dozu arttikça, mantik da o oranda geri plana duser. Bir kisiyi asik olmak için seçip, onu kafamizda yucelttikçe yuceltiriz. Bu ask bizi yipratiyor ve zarar veriyor bile olsa, aski yasadiğimiz o an için gözlerimiz görmez, kulaklarimiz duymaz olur. Kendimizi, gittikçe daha fazla bunalima ve çikmaza surukleriz.
Ask, yasanirken sanki tum fizyolojik durumumuzda değisiklikler olur, hormonlarimiz ise bir baska çalisir. Adeta bir yarisin içinde hissederiz kendimizi. Sanki bitmemesi gereken bir yaris. Bu tempo kimimizi yorar, guçsuz kilar ama öte yandan onun bir ani için dunyaya gelmeye değer. Ask eğer karsilikliysa, her iki taraf da askina karsilik bulduğu için hem mutlu olur, hem de kendilerine olan özguvenleri artar. Kisi, asik olmadiği zamanlara göre daha mutlu olduğundan daha sağliklidir da. Etrafindaki insanlara pozitif enerji yayar okulunda veya isinde de daha basarilidir. Ama eğer ask, hastalikli olarak tanimlanan patalojik ask kategorisine giriyorsa, o zaman tibbi bir hastaliktan söz etmek gerekir. Patalojik ask denince kendi kendine aci çektirmek olarak tanimlanan mazosizm devreye giriyor. Bazilarinin mazosistik bir kisiliği olabiliyor. Bu kisiler, asklarina karsilik bulamamalarina rağmen israrci bir sekilde kara sevdaya tutulup, karsilik alamayacaklari kisilere karsi asiri bir çekim duyarlar. Bu duruma tipta, patalojik kara sevda sendromu deniyor.
Psikiyatristler "kendini feda etme eylemi" olarak tanimlanan patalojik umitsiz ask durumunda, kisinin asik olduğu kisiyi yuceltip, erisilmeyen ask nesnesi mertebesine yukselttiğini söyluyorlar. Aslinda kendisiyle ilgili yoğun yetersizlik duygulari yasayan kisi, bunu asik olduğu kisiye yansitir. Onun kendisinden her konuda daha ustun olduğuna yavas yavas kendisini inandirir. Bu durumun sonucu olarak da, olmayacak fedakarliklarda bulunur. Sonuç genellikle husrandir. Karsisindakini her konuda kisitlayip, kiskançlik krizlerine giren kisi, sonunda partnerinin kaçmasina sebep olur.
Karsiliksiz aski uğruna her seyi yapma durumuna, histerik kisilik yapisina sahip bireylerde daha çok rastlanir. Yalnizca, kendilerine kötu davrananlara asik olan kadin ve erkekler böyledir.


 

Bu sayfada geri git..!     -      ana sayfaya git..!
 
Domain
eXTReMe Tracker