Astroloji
Ask ve Sevgi
Bebek isimleri
Biyografi
Cep Melodi
Cinsellik
Doga ve Hayvanlar
Egitim
Erkekler
Fikralar
Gazeteler
Gerekli Linkler
Haberler
Hazir Mesajlar
Hikayeler
Islamiyet
Komedi
Otomobil
Oyun Hileleri
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Ruya Tabirleri
Saglik
Yemek Tarifleri
Siirler
sirketler
Aşk ve Sevgi
Güzel Sozler
Aşk Şiirleri
Kadınca
Güzeller Galerisi
Oyunlar
Komik Resimler
Komik Yazılar
Karikaturler
Fikralar
Animasyonlar
ve Script
Yardım
Reklam Verin
    Dost siteler
   anne bebek sagligi
   bebek bakimi
   msn
   sohbet
   eglence
  
muhabbet
  
kiz
  
bayan
  
erkek
  
mirc
  


 
 
.
 
 
 
 

   Nick Yazınız --> 

  Farklı  SOHBET ortamında bulunmak istiyorsanız.. farkı bizimle yaşayın..

Sapina kadar erkek

Cinsiyetler arasindaki beyinsel farkliliklari arastiran La Sapienza di Roma Üniversitesi psikiyatri doçenti Paolo Pancheri söyle açikliyor: "İki cinsiyetin beyinsel fizyolojisi elbette farkli; bazi durumlarda bu fark çok derin. Kadinlarin beyni etkileyen ilaçlara daha guçlu tepki gösterdiğini dusunmek yeterli. Örneğin, sizofreniye karsi aldiklari ilaçlarin yeterli dozaji çok daha dusuk. Sonuç olarak, disil beyin hucreleri farkli sekilde isliyor.” Pek çok farklilik var: Erkek beyinlerinde, konusma merkezi sol yarimkurede bulunuyor.

Mekanda yön bulma merkezi ise sağ yarimkurede yer aliyor. Kadinlarda böyle bir ayrim yok. Disi beyninin iki yarimkuresini pek çok hucre birbirine bağliyor. Kadinlarin sözel hafizalari bu yuzden daha guçlu. Örneğin bir listede okuduklari sözcukleri kolay animsiyorlar veya ayni harfle baslayan kelimeleri daha çabuk siralayabiliyor. Galiba bu yuzden, erkeklerin kekeme olma orani kadinlardan dört kat yuksek. Oysa erkek çocuklar, daha 4 yasindayken, cisimleri kendi etrafinda döndurerck duslemekte daha becerikli.

Kadin soförler

Yeni bir sehre giden veya eve tasinan kadinlarla erkekler yol bulmakta bile farklilik gösteriyor. Kadinlarin yolu bulmak için birçok referans noktasina basvurmasi gerekiyor. Erkekler ise vektörel bellek denilen bir yetiyi kullaniyor. Böylece, bedenlerinin belli bir yönde ne kadar zaman yol aldiğini sezebiliyorlar. Örneğin, bir kadin, yeni evine gitmek için bakkaldan sağa dönuyor, firindan sola dönuyor ve hedefine ulasiyor. Bir erkek ise, belli bir yönde bes dakika araba suruyor, sonra uç dakikaliğina baska bir yola sapiyor. Böylelikle, birebir eslestirme yöntcmini uygulamiyor (dukkanlara bakmak), zihnindeki uç boyutlu sehir planini izliyor. ABD, Rochester Üniversitesi arastirmacilari bu stratejileri sinayip onayladilar. Her iki cinsiyetten universite öğrencilerine bir labirente girmelerini söylediler. Yol gösteren isaretler olmadan, kadinlar erkeklerden daha basarisiz oldu (labirentte kayboldular). Labirentin butun duvarlari birbirine benzediğinde, isaret tabelasi olmadiğinda, erkekler becerikliydi.

Hormonlarla dusunmek

"İnsan beyni öyle esnek ki, ayni nöron grubu değisik biçimlerde is görebilir ve kadinlarla erkeklerde farkli nedenleri olabilir. Baslica sonuç ayni: Hem erkekler hem kadinlar matematiksel islemler yapabiliyor, yön bulabiliyor, okuyabiliyorlar. Bunlarin hepsini gayet tatmin edici olarak yerine getirebiliyorlar" diye ekliyor Pancheri. Peki kim daha akilli? Okul sinavlarinda kizlarin yuksek not aldiği gerçek. Erkeklerin aptal ya da isteksiz olup olmadiklarini söylemek de imkansiz. Londra Tip Arastirmalari Konseyi'nden bir grup buna yanit bulmayi denedi. 1946'da doğmus 3000 kisiyi incelemeye aldilar. 11, 15, 26 ve 43 yaslarinda zeka testinden geçirdiler. Kadinlar, butun yaslarda, erkeklerden daha iyi sonuç aldilar. 40 yasindan sonra adet görmeye devam eden kadinlar, testlerde daha zeki çikti (menopoz baslangiç asamasindayken). Demek, hormonal dengeyi korumak zeki olmayi kayirabiliyor. Erkek beyni, kadin beyninden önce yaslaniyor: Hem ezberleme kapasitesi dusuyor hem de yas ilerledikçe, hizla açik seçik dusunme yeteneği köreliyor. Kadin beyninin uzun ömurlu olmasinin sebebinin cinsel hormonlar (estrojen ve projesteron) olduğu dusunuluyor.

Hormon banyosu rahim hayatinin ilk birkaç haftasinda basliyor. Bu evrede, tipik erkeksel ve kadinsal davranislar beliriyor. Cinsel hormonlar, cinsel organlarin biçimini belirlemekten baska, beyinsel örgutlenmeyi de etkiliyor. Nitekim, erkek hormonlarinin yoğun sekilde salgilandiği Konjenital Adrenal Hiperplazi (KAH) sendromu görulen kiz çocuklari, hormonal dengeleri kararli bir hal aldiktan sonra dahi 'erkeksi davranislar' gösteriyorlar (genellikle doğumdan hemen sonra). Erkek oyunlarini yeğliyor ve karsi cinsten yasit arkadaslar ediniyorlar.

Farkliliğin tek sebebi hormonlar olmamali. Genetik kalitimimizda "imprinting" denen en az elli gen var. Bunlar, kadin ve erkek cinsiyetini özellikle belirleyen genler. Bu genlerin buyuk kismi uremek için önemli: Plasentanin, ceninin ve yeni doğanin buyumesini-gelisimini etkiliyor. Örneğin, geleneksel baba figuru, çocuğunun bir an önce buyuyup guçlu ve sağlikli olmasini diler. Geleneksel anne figuruyse, çocuğun sağlikli doğmasindan baska, doğumda tekrar çocuk doğurmasini engelleyecek bir komplikasyon çikmamasini istiyor. Bu genlerin tekesli bir topluma hizmet etmediği açik: Bir erkekte sadece karisina yönelik bir ureme durtusu uyandirmak herhalde verimsiz olurdu. Tas devri toplumlari gibi, erkeklerle kadinlarin istedikleri esle çiftlestiği topluluklardaysa ise yarardi. Annenin doğumdan hemen sonra hamile kalamayacak kadar zayif dusmesi saycsinde iki sonuç elde ediyorlardi:

Sağlikli bir döl sahihi olmak ve diğer erkeklerin o disiyle uremesini engellemek, imprinted genlerin islevine iliskin olarak en çok kabul gören teori iste bu.

Evrim neden bu "cinsiyetçi" genleri kayirmis?

ARD. Missouri Üniversitcsinden İnsanbilimci David Geary'ye göre hiç de garip değil. Atalarimizin gorillerinkilere benzer topluluklar halinde örgutlenmis olmasi mumkun. Baskin erkek bir suru disi kontrol ediyor (harem). Tabii, disiler gizlice öbur erkeklerle çiftlesebiliyorlar. Geary, Australopithecus afarcnsis'in de benzer sekilde hayat surduğune inaniyor (3,7 milyon yil önce yasamis tur). Erkeklerin disiler için mucadele ettiği bir turuz. Erkekler disilerden daha buyuk ve kasli (bu, zamanla, erkekler avlanmali ve savasmali yargisina dönusmus). Australopithecuslarin sivri disleriyse gorillerde gözleniyor (gorillerin meyve yedikleri dusunulurse, sağlikli genleri sergilemek için bir gösteris silahi). Erkeklerin aralarinda sik dövusmediği maymun topluluklarinda pek gözlcnmcyen özellikler...

Milyonlarca yil sonra Homo turu ortaya çikti ve insan topluluklari daha karmasik bir hale geldi. Artik, lionobo scmpanzelerinde gözlendiği uzere, disinin erkeği seçmesi söz konusuydu. Bonono Üniversitesi'ndcn etoloji uzmani Cristina Giacoma, bu konuyu ele aldiği bir arastirmasinda "Entelli gibi bir takim maymunlar var. Bunlarin disileri sadece baskin erkekle değil, onu tahtindan edebileceklerle de çiftlesİyor. Bu davranis yuzunden yeni sef, onlarin babasi olabilir diye, yavrulari öldurmuyor. İlksel insan toplumu bu modele sadik kalmis olabilir," diye yaziyor.

Gen bencildir

İnsanoğlu, bebeklerin sağlikli ve verimli birer yetiskin birey olmasi için tekesliliği icat etti. Böylece, her erkek kendi dölunu bilecekti. Oysa, anneden baska kimse çocuğun babasinin kim olduğunu bilemezdi. Miras haklarini ve soy kutuğunu guvenceye almak için, kadinlarin mal sahibi olmasi engellendi ve zina hemen her dinde buyuk bir gunah olarak sayildi. Evlilik kutsal bir kurum oldu (aslinda mirasin kime kaldiğini belirlemek için gelistirilmis hukuksal bir çözumdu).

Bu yazinin amaci tekesliliğin yararlari veya zararlarinin muhasebesini yapmak değil, ne de evlilik kurumunun geleceğini tartismak... Ama doğa sulalenin genlerini guvenceye aliyor. Çoğu insan toplumunda akrabalarin birbirine sahip çiktiği göruluyor. Bunun bir sebebi, temel is gucunu makinelerin değil de insanlarin olusturduğu bir zamanda, kan bağini korumanin geleceğe yatirim yapmak olmasiydi. Buna rağmen, Gen Bencildir kitabinda örneklendiği uzere, genlerimiz akrabalik iliskilerini kendi çikarlari için kullandi. Bir anne, çocuğu varsa en çok onunla ilgileniyor; ama onu kaybederse veya hiç çocuğu olmamissa, bir akrabasinin çocuğunu sahiplenebiliyor. Sonuçta, kan bağina dayali akraba genlerini korumak söz konusu. Ya evlat edinme? Kan baği olmayan çocuklara sahip çikma? Bu, içimizdeki bencil yardimlasma potansiyelinin (evet bir çeliski değil) yanlis yönlendirilmesiyle beliren patolojik bir durum. Artik, yasamimizi sirf durtulcrimizle yönlendirmcdiğimizden, özgeci davranislarin ahlakli ve doğru olduğunu söyluyoruz. Ayrica, son yapilan arastirmalar, hamilelik döneminde salgilanan hormonlarin, kadinlari evlatlarina sahip çikmak uzere yönlcndirdiğini ortaya koydu.

Yasasin farklilik!

Sapina kadar erkek

En temel fark

5 duyunun farki


 

Bu sayfada geri git..!     -      ana sayfaya git..!
 
Domain
eXTReMe Tracker