Astroloji
Ask ve Sevgi
Bebek isimleri
Biyografi
Cep Melodi
Cinsellik
Doga ve Hayvanlar
Egitim
Erkekler
Fikralar
Gazeteler
Gerekli Linkler
Haberler
Hazir Mesajlar
Hikayeler
Islamiyet
Komedi
Otomobil
Oyun Hileleri
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Ruya Tabirleri
Saglik
Yemek Tarifleri
Siirler
sirketler
Aşk ve Sevgi
Güzel Sozler
Aşk Şiirleri
Kadınca
Güzeller Galerisi
Oyunlar
Komik Resimler
Komik Yazılar
Karikaturler
Fikralar
Animasyonlar
ve Script
Yardım
Reklam Verin
    Dost siteler
   anne bebek sagligi
   bebek bakimi
   msn
   sohbet
   eglence
  
muhabbet
  
kiz
  
bayan
  
erkek
  
mirc
  


 
 
.
 
 
 
 

   Nick Yazınız --> 

  Farklı  SOHBET ortamında bulunmak istiyorsanız.. farkı bizimle yaşayın..

Aldatan Adam

Aldatan Adam / Demir Gönul

Sizin Bosanan Adam’in yazilarini –simdilerde yazmasa da- halen keyifle okuyorum. Ben de bir Bosanan Adam’im. Ama bana asil yakisan isim Aldatan Adam...

Oysa ben mazbut, evine bağli, esinden baska hiç kimseye bakmayan, baksa bile kisa surede gözunu çeviren, hatta baktiğindan dolayi pismanlik duyup kizaran ve bu yuzden de karisina yakalanan bir adamdim.

Esimi çok seviyordum. Hatta aptallik derecesinde seviyordum. Gözumde hiçbir kusuru yoktu. Hayatimin butun 20’li yillarini onunla geçirmistim. 10 yillik beraberliğimizin 6 yilini evli olarak yasadik. Aldatmiyordum. Oysa cinsel hayatimiz da öyle ahim sahim değildi. Bir çok kez “Bu gece olmaz” sözuyle karsilasmama rağmen, bunu pek de kafama takmiyordum.

Ama bir gun her sey değisti...

O gun esimin isten çikacaği saatlerde is yerine telefon ettim. Arkadaslari biraz önce çiktiğini söylediler. Bu ilk kez oluyordu. Şasirdim. Erken çikmak hiç adeti değildi. Olağanustu bir durum varsa zaten bana haber verirdi. Ben eve döndum ve onu beklemeye basladim. Gece yarisi olduğunda hala gelmemisti. Ve ben butun safliğimla basina bir sey gelmis olabileceğinden korkuyordum.

Saat 2 olduğunda kapi açildi ve o içeri girdi. Kalktim ve telasla onu merak ettiğimi, bir sey mi olduğunu sordum. Bir anda içkili olduğunu farkettim. Aman tanrim... Bu benim karim olamazdi. Bana yanit bile vermedi ve içeri gidip yatti. Sabah uyandiğinda konusmak istediğimde ise, disarida arkadaslariyla içmeye hakki olduğunu ve buna karismamam gerektiğini söyledi.

Hakli gibi görunuyor değil mi?

Oysa karimin benim tanimadiğim hiç arkadasi yoktu ki. İçmeye de gideceksek hep birlikte giderdik. Demek ki yeni arkadaslar edinmisti. Yani ben iyi niyetle öyle dusunmustum.

Karimin geç gelmeleri haftada 2’ye 3’e çiktiğinda bir gariplik olduğunu sezmeye baslamistim. Ama özgur ve çağdas dusunceli olan ben, bir hesap sorma olayina giremiyor, içim içimi yerken ona sadece, “Bari giderken haber ver de merak etmeyeyim” diyordum. Ama o, bunu bile yapmiyordu.

Bu durum birkaç ay daha devam ettikten sonra, onun olmadiği bir aksam ben de disari çikmak istedim. Beyoğlu’nda karimin ve benim severek gittiğimiz bir bara gittim. Bardan içeri girdiğimde gözum bir masaya takili kaldi. Masada oturan kisi, nisanliliğimiz sirasinda karimi tavlamaya çalisan, bizimle ayni meslekten bir adamdi. Karsisinda da bir kadin oturuyordu. Kendi kendime “Demek sonunda birini bulabilmis” diyerek yurudum. O masayi geçtim ve karsisindaki kadinin kim olduğuna bakmak istedim.

İste o an butun bar uzerime yikildi. Çunku onun karsisinda oturan kisi benim resmi nikahli karimdi...

Sonrasi basit...

Eve dönduğumuzde iyi bir kavga, ertesi gun benim evden ayrilisim ve 1 ay sonra da bosanma...

Bosandiktan sonra eve kapadim kendimi. Her aksam bir kuçuk raki ve beyaz leblebiyle sarhos oluyor, ancak öyle uyuyabiliyordum. Yapilani bir turlu içime sindiremiyordum.

O gunlerde karsima biri çikti. Alimli, akilli, sevgi dolu ve tabii ki guzel vucutlu biri...

Harika gunler geçirmeye baslamistim. Hep tek esliliğe inandiğimdan çok geçmeden ona evlenme teklif ettim. Etmez olsaydim... Bir anda onun aslinda psikolojik rahatsizliklari olan, kompleksli ve kiskanç biri olduğu ortaya çikti. Ayrilmaya kalktiğim zamansa yaptiği sey bana çok pahaliya mal oldu. Cinsel iliskilerimiz sirasinda hep ben korunurdum. Ama bir gece siddetli bir kavganin sonucunda, tutkuyla sevismeye basladiğimizda ilk kez “Prezervatif istemiyorum. Zaten gunum de yaklasti” dedi. Kandim. Bana hamile olduğunu ve artik evlenmemiz gerektiğini söylediğinde beynimden vurulmusa döndum. Bunu neden yaptin diye sorduğumda ise “Seni kaybetmemek için” deyiverdi. Resmen bir kez daha aldatilmistim. Çocuğu aldirmaya razi ettim elbette. Ama bu olayin yarattiği yikiciliği anlatmama gerek yok sanirim.

Ondan ayrildiktan sonra kisa sureli iliskiler yasadim. Ama vazgeçmis değildim. Hayatimda sadece bir kisinin olmasini ve evlenmeyi dusunuyordum.

Biri daha çikti karsima...

Yine mukemmel basladi, mukemmel gelisti. Tam sirasinda yine ayni aptallikla evlenme teklif ettim. Üstune bir de araba hediye ettim. Ama arabayi alan hatun ortalarda görunmemeye basladi. Üstune ustluk benden soğuduğunu falan da gevelemeye baslayinca olay koptu...

Ve birden içimdeki canavarin harekete geçtiğini hissettim. Bu canavarin adi –her ne kadar kabullenemesem de- intikamdi.

Öncelikle acayip severken, beni piç gibi ortada birakan bu kadina dersini vermeliydim. Hemen birini buldum. Bu onun çevresinden biriydi. Benim o kisiyle olduğum da çok geçmeden onun kulağina gitti. Ve telefonlar basladi. Hata yaptiğini aslinda beni hiç unutamadiğini söyluyordu. Kozlar artik elimdeydi. Üstelik diğer kisiden ayrilmadan, onunla da birlikte olmaya basladim.

Tanrim bu ne buyuk bir zevkti. Yalan söyluyordum. Yalan söylerken de keyif aliyordum. Birinin kulağina fisildadiğim ask sözcuklerini, aradan bir saat geçtikten sonra bulustuğum diğerine de fisildiyordum ve bu beni hiç rahatsiz etmiyordu.

Biri daha çikti karsima. Onu da ikiletmedim tabii ki. Ayni anda uç kisiyle beraberdim. Trafiği idare etmek zor oluyordu ama aldiğim keyif bu zorluğa değiyordu.

Artik Aldatan Adam’dim. Aldattikça da değerleniyordum. Biri bana ‘İs çikisi bulusalim’ dediğinde, “Gelemem, hem isim var, hem de yalniz kalmak istiyorum" diyor, bir baskasinin kucağina kosuyordum. Böyle yaptikça da “gizemli” biri oluyordum. Artik kadinlarin aradiği adamdim. Gizemli, kendinden emin, hukmeden, istediği zaman gelen, istediği zaman giden, bazen ortadan kaybolan, yatakta iyi bir asik, sevgililerini iyi yerlere göturen, sik hediyeler alan...

Abarttiğim zamanlar da oldu elbette. Hele bir kere kalabalik bir grup içinde 4 sevgilimi de ayni masaya oturtmustum. (Bunun öykusunu bir baska yazida anlatirim). İnsanlar cesaretime inanamamisti. Ama ben zaten onlari bastan yok sayiyordum. Olsa da olurlardi, olmasa da... Bu rahatliği hissettiğim için de korkmuyordum.

Aldatmaya devam ediyorum. Şu anda, yine 4 kisiyle beraberim. Hepsi mutlu. Tabii ki birbirlerinden haberleri yok. Ama benim bir tek sikayetim var. Bu trafiği yurutmek için iyi paraya ve zamana ihtiyaç var. Birincisiyle ilgili sorunum yok. Ama zamanim yetmiyor. Zaman sorununu da çözersem, sayiyi ikiye katlamayi dusunuyorum. Ne zamana kadar böyle devam eder falan diye de felsefik yaklasimlar içine girmiyorum. Çunku ben Aldatan Adam’im ve aldattiğim kadar yasarim...

Unutmayin, size önemli bir ipucu, insanlar inanmak istedikleri seye inanir. Görduklerine değil...

Kaynak : http://www.erkekadam.com/erk/erk.asp?mak_id=22


 

Bu sayfada geri git..!     -      ana sayfaya git..!
 
Domain
eXTReMe Tracker