Astroloji
Ask ve Sevgi
Bebek isimleri
Biyografi
Cep Melodi
Cinsellik
Doga ve Hayvanlar
Egitim
Erkekler
Fikralar
Gazeteler
Gerekli Linkler
Haberler
Hazir Mesajlar
Hikayeler
Islamiyet
Komedi
Otomobil
Oyun Hileleri
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Ruya Tabirleri
Saglik
Yemek Tarifleri
Siirler
sirketler
Aşk ve Sevgi
Güzel Sozler
Aşk Şiirleri
Kadınca
Güzeller Galerisi
Oyunlar
Komik Resimler
Komik Yazılar
Karikaturler
Fikralar
Animasyonlar
ve Script
Yardım
Reklam Verin
    Dost siteler
   anne bebek sagligi
   bebek bakimi
   msn
   sohbet
   eglence
  
muhabbet
  
kiz
  
bayan
  
erkek
  
mirc
  


 
 
.
 
 
 
 

   Nick Yazınız --> 

  Farklı  SOHBET ortamında bulunmak istiyorsanız.. farkı bizimle yaşayın..

Genç Kiz Kalbi

Genç Kiz Kalbi / Cuneyt Bursel

Söze öncelikle dunyadaki en yakin dostum da olsa, lise ve universite arkadasim da olsa, beni rezil etmis de olsa, değer verdiğim Bahadir Yuksel Hansoylu'nun İhanet ve Gönlu genislik adli yazisinda hakkimda dediği her seyi kabul edip, bir de bu tur olaylarin kurban açisindan yorumunu yapip tum erkekliğe armağan etmek için bunlari kaleme aldiğimi biliniz diyerek basliyorum.

"Bu yaziyi keleme alan Cuneyt Bursel (19 Aralik 1976 İstanbul Levent doğumlu) İstanbul Üniversitesinde kadin kiz gibi hiç bir takintisi olmayan ve gunu birlik çapkinliklarla adini yeterince duyurmus gözunu yeterince doyurmus ama gönlunu umutsuzca bir tarafa koymus bir yuksek lisans Biyoloji öğrencisidir. Şuphesiz ki iyi bir insandir da. Ne mutlu onu sevenlere, ne mutlu ona guvenen değerli dostlarina Alp ,Yuksel ve Ferruh'a"

Asik olmak sevmek sevilmek artik gerilerde kalmis bir masal ve bendeniz de bu masalin eski bir oyuncusu olarak çapkinliklara ara vermis bir master öğrencisiydim. Ve İlke olarak Biyoloji ilminde yeni bulutlara doğru akademik olarak kendini gelistirmeye adamis bir genç olacakti aklimdaki yeni imajim. Kararim kesindi artik ne kadin ne kiz. İnsani pasifize eden hiçbir sey olmadan kendimi gelistirip ustun bir insan olacaktim. Tipki dostumun bana bir zamanlar tavsiye ettiği gibi.

İnanir misiniz simdiye dek birlikte olduğum kizlari artik sayamiyordum bile. Ve hala da gerçek aski bulduğumu sanmiyordum zaten kadina asik olunmaz sadece evlenilir demeye baslamistim... Arkadas toplantilarinda ve çesitli gezmelerimizde tanistiğim her kizin davetkar bakislarina karsi son derece mesafeli ve de seçici bir tavir ortaya koymustum çunku bu gönul meselelerinin sonu yoktur dostlarim. Ama bir olay ile hayatimin akisi bir anda değisti.

Kadinlar hakkindaki fikirlerimi altust edecek bir kizla tanistim. Haziran ayinin yakici olmaya baslayan bir sicak gununde dostum Alp'le birlikte hizli zamanlarimizdan beridir kutsal bir turbemiz haline gelen Dalyan sahillerindeydik. Bir yeryuzu cennetidir gidenler bilir orasini uzatmiyorum. Dalyan haziran ayinda caretta carettalardan da daha önemli bir olay yasiyordu. Dalyan'a çikmistim. Yumurtadan çikar çikmaz suya kosusturan çitir karettalar gibi binlerce taze de orada kendilerine hayat verecek engin denizin kollarina kosmayi beklercesine serilmis gunesleniyorlar. Mavili bir kiz vardi sahilde çok dikkat çekiyordu. İlk evvel fark etmemis gibi yaptim ne de olsa kiz milletidir fazla beğeni belli etmeye gelmez kendilerini Diana moduna sokarlar. Ama gel gelelim hatun kisi az ötede annesi olmasina rağmen anasindan tam 20 metre uzağa benim tam dibime oturdu. Aslinda bulunduğum yer guzel gunes göruyordu bunun da etkisi vardi ama zaten bunun da pek bir önemi yoktu saat aksama doğru son gunesli dakikalarini veriyordu bize. Sanirim saat 6 gibi en sevmediğim sey oldu ve tam dibimizden bir muz geçti insanlar bağira bağira saçma sapan bir seyin uzerinde çikmis bağiriyorlar. Kiz benle en sonunda beklediğim seyi yapti ve konustu.

"- Ne garip eğlence tarzlari var"

Hemen sağimdaki kiza kulak kabarttim. Hayret ulan dedim bunu bir kiz mi söyluyor? Vallahi özenmiyor ve gerçekten bu tur saçma uçuk lukslere (muza binme vb.)benim kadar sinir oluyorsa helal olsun buna, erkek kariymis dedim. Konusacaktim. Aslinda kiz bu sitemini direkt bana dile getirmemisti. Ortaya söyledi hosnutsuzluğunu lakin 20 metrelik ben merkezli çember yayimda bizden baskasi yoktu Öyle ya kiz kendi kendine asilmis olmamaliydi.

Haklisiniz dedim ve konusmaya basladik. Hangi okuldansiniz falan derken kizla ayni okuldan farkli bölumlerden çiktik. Her sorumda o da bana cevap veriyor ve de soru soruyor adeta ağzimin içine giriyordu. ağzimdan çikacak lafi böylesine guzel izlemesi mest ediyor daha da konusturuyordu beni. İletisimde okuyormus, bir gazetede fotoğrafçi bile olsa ona yetecekmis, is ariyormus bir yerden mesleğe girmek istiyor kiz, ama hiç de sansi yok. Bir ecza deposunda telefonlara bakiyormus ve buna ayda 120 milyon maas veriyorlarmis. Yureğim sizladi bir anda. Babamin proje muduru olduğu bir insaat sirketinin(ismi lazim değil) aylik bulteninde kiza bir is bulmaliyim dedim kendi kendime. Neyse buna tekrardan döneceğiz...

Bastan asaği alimli ve maviler içerisinde bir kiz. Hayatimda bir daha bir benzerini sanirim göremeyeceğim bir kizdi ve de Macar göçmeniymis..? Bulgaristan'da bir kaç köyde sirf Macaristan'dan göç eden Osmanli Turkleri yasiyormus. Vidin diye bir yere bağliymis haritada buldum köyun internette nerde olduğunu bile bulmustum, İstanbul a geldiğimde. O da göç zamani Bulgaristan'dan trenlerle gelenler arasindaymis. Ben de Bosnak olduğum için inanilmaz zevkle dinliyordum. Civciv sarisi uzun saçlari kahve gözleri toparlak yuz hatlari ile değisik bir göçmen guzeliydi. Üzerinde mayosundan baska bir de pelerin gibi bir tul sal karisimi bir sey vardi. O da maviydi. "blue daba dee" oldum ama etkilenmemeliydim. Öyle ya kizdi o.Kizla konusmaya devam ediyordum. Bastan asaği maviler giymis bir kiz bana maviler içerisinde bir hayali mujdeliyordu sanki. Umutsuzluğum asksizliğim ve seçiciliğimin verdiği açlikla kiza tutulmamak için bin bir dumen çeviriyordum nefsime karsi.

Önce babanin yeri denen bir kafeye gittik kiz bana annesini babasini anlatti. Sakat bir erkek kardes babanin emekli maasi, son derece salak derecesinde de saf bir annesi vardi. Ve doğal olarak da monoton bir yasam. Ama nedense kiz bir hayli gösterisliydi. Bu gösterisin sahip olduğu tek sey olan guzelliğini iyi bir sekilde sunup kendisini bu hayattan çekip çikaracak imkanlari ve belki de zengin kocayi kazandiracak bir vitrin olarak kullandiğini ise göz ardi ederekten kizin guzel yuzu ve endamindan baska sözlerini de etkilenerek suzuyordum. Anlattiği kadariyla bundan evvelki iliskisi 1 sene surmus ve oğlan buna ve hislerine değer vermediği için ayrilmislar. Yani kisacasi ben de sözde ikinci kisi oluyorum. Yemedim ama aklima değerli dostum Yuksel'i getirdim ve gulumsedim.

Derken kafeden ayrildik ve gelen kol gibi faturayi bile gözum görmedi ödedim çiktim oradan. Saniyorum ki 6 gun kadar bir tatil yapti ve gidiyordu. 6 dolu dolu gunde bana sirlarini sevgisini ve daha nesini vermisse bu kisimlar anlatmakla bitmez ve hepsi kutsaldi bende artik. Onu yolcu edecektim. Ama bir sabah aniden kaldiğim otele gelip odamin kapisinda belirdi. Ben çalan kapiyi Alp sanmistim ama oydu. Sanki Selin beni uğurlayacak sanmistim. Ne guzel bir vedaydi o... sanirim 15 dakika kadar araliksiz öpustuk sarildik ağlastik. İstanbul'da görusecektik ve askimizin devami için kitalarin birlestiği yerde birlesecektik. Cep telefonum yok demisti bana ev tel. de vermedi benden de almadi. Sadece bulusma noktasini ve yerini tespit ettik. Sultanahmet'teki Ayasofya çay bahçesinde bulusacaktik.

Tarihler 4 temmuzu gösterdiğinde Amerika'da ve bende Kurtulus gunu aniydi. Gun gelmisti. Bulusma yerine saat 11 de gelmistim oysa saat 1 de bulusacaktik. Derken bulusma yerine geldi oldukça guzeldi. Gunes yaniklari geçmis ve bembeyaz bakiyordu bana. Bana sarilirken beni sevdiğini söylerken çok içliydi. Selvin'i babamin çalistiği firmanin aylik bulten dergisine sokmustum. İyi sayilir bir maasi da olmustu. Artik her sey çok iyiydi. Dolu dolu gunler geçirdik ve Selvin'i tum anormal hareketlerine benle birlikteyken bir anda duraklamalarina dalip gitmelerine karsin sevmeye devam ediyordum. Kötu kaptirmistim.Hayatta yemin olsun ki Allah'tan baska kimsenin önunde eğilmedim ama bu kiza karsi inanilmaz bir teslimiyet içerisindeydim.

Derken bir gun bana lafi değisik cumlelerle kullanarak arabamin nerede olduğunu sordu. Doğru ya ona anlattiğim bazi anilarimda altimdaki arabayla ettiğim kazalar ve arkadas gezmeleri de vardi. Ve lanet olsun ki araba o gun erkek kardesimdeydi. Levent Tuzla'da okur ve okula giderken bazan habersizce arabayi alir. Durumu anlattim hmm. dedi önemi yok falan, ama bozulmustu sanki. O gun öylece geçti gitti. Bir de aksam haberlerinde borsada pis bi piliç firmasinin hisselerine aldiğim kağitlarin ani çikisi ve dususuyle en pis maddi çökuntumu yasamistim. Kağitlari elden de çikarmam hiç kolay değildi oysa çok umudum vardi. Neyse nede olsa çalisiyordum. Bir ilaç firmasinin laboratuar sorumlusuydum. Borsa olayini anlattim kiza dinledi uzuldum gerçekten dedi. Ama fark etmediğim bir sey vardi ki kizin bana ilgisi azaliyordu. Elimdeki maddi olanaklarin sarsilmazliği ölçusunde kizda bana bir ilgi varmis ki bunlar azaldikça o ilgi de azaliyordu. Derken temmuz sonlarina doğru olan iliski artik gunde bes telefon konusmasindan haftada 2-3 telefona dek dustu. Besiktas'ta bulustuğumuzda daha evvel yapmadiği bir seyi yapti ve sadece 2 saatinin olduğunu söyledi. Arabam vardi ama o gun moralim bozuktu Şirkette ise yönetim tarafindan bana uygulanan çekememezlik son haddine varmis ve yasadiğim askin tesiriyle azalan performansim o gun isten atildiğim gunun ta kendisi olmustu. Bendeki moralsizliği sordu, bana guven dedi, omuz çikti ama salak gibi de inandim ve anlattim. Bana dediği tek sey yine ayniydi. Gerçekten uzuldum ne diyeceğimi bilmiyorum hakkinda dilerim en iyisi olur. Selvin'le o gun ayrildik eve biraktim yanaklarimdan ve ufacik da olsa dudaktan bir buse verdi ve o evine ben evime gittim.

Bu noktadan sonra hayatim yazilmaya baslamisti iste. Eve geldim yatağima yattim ve bir mesaj. "Cuneyt kusura bakma hayatim ama zor ama çok zor bir dönemdeyim. Derslerim çok kritik ve de hayatimda bazi kararlar almak durumundayim. Eğer anlayisli olurda bana zaman verirsen sevinirim çunku ruhen bir baski altinda olmak istemiyorum". Ben tam karsilik mesaji yazacaktim ne bu? diye ama daha yollamadan ikini bir mesaj geldi ve daha da sarsildim. "Cuneyt uzgunum kimsenin yasaminda kimseye ayak baği olmamaliyim, benim için yaptiğin her sey için tesekkur. Hakkini helal et hep aklimda ve gönlumde kalacaksin. Lutfen beni sorgulama ve de bir sure arama bye..."

Sonuçta kizi aradim. Salaklik iste. Ama arkadas kalalim dost kalalim turu seyler... Fakat telefondan bir muzik sesi geliyordu. Konusalim yuz yuze Selin diyordum ama ses yok. "Lutfen Cuneyt bitsin artik. Ruhen hazir değilim." Öyle ya dostlar, ruhen iyi olmadiğimizda genelde ayrilir miyiz yoksa sevdiğimizin omzunda teselli mi arariz? Ama ben tam tersi bir durumdaydim.

Buna inandim ve kizi aklimdan silme yoluna gittim. Tarihler 10 Ağustos'u gösterdiğinde Yuksel'le birlikte ulus parkina gittik ve kelimeler ağzimdan yine sevgi sözcukleri seklinde çikiyordu. Manyak asiktim, manyak sevmistim kizi. Ve oda gerçekten oldukça basit bir sekilde vakur davranarak bitirdi olayini ve gitti. Gerçekten de karizma falan kalmadi ama bunu dusunen kim ki? Zaten su anda kendime yeni gelmis ve yeni bir sevgili bulmus halde normale dönmus vaziyetteyim ama bu tam bir ay aldi değerli erkek adamlar.

Tarihler 1 ekimi gösterdiğinde babamin çalistiği İnsaat firmasinin plazasina gittiğim bir gun inanilmaz bir seyle karsilastim. Derginin editöru Mahir ve Selvin kol kola. O an sildim bunlari aklimdan ama Yuksel ve Alp ben istemememe rağmen arastirip herifle samimi olmuslar ve bilhassa Alp adeta kanki olmus adamla. Herif kizi seviyormus, kiz da adami, ama Mahir kiza bir yiğin yalan söylediğini ve bir yiğin da maddi yalan söylediğini amcasinin luks cipini sirf kiza yaptiği karizma çerçevesinde 3 haftadir alikoyduğunu ve kiza Florya'da oturduğunu söylemis bunlarin altindan nasil kalkacağini söyleyip Alp'e dert yanmis Alp dostum kiza maasim 1 milyar dedim ama ben sadece 300 milyon aliyorum ne yapacağim simdi ben abi? demis hatta..

Ve de iste flas.. Kiz ise basladiği gunden beri konusuyorlarmis ve de kizin ise baslamasindan 1 hafta sonraysa çikmaya baslamislar. Kiz ona ayrildiği erkek akadasinin kendisine değer vermediğini cs. falan anlatmis... Pes dostlar pes.. İste ask . İsteyen alsin yasasin. İsteyense bir tarafina soksun ama ben artik istemiyorum dostlar. Lutfen bunu herhangi bir sansur uygulamadan yayinlayin ve safça seven ve her seyini her yönunu aynen sevdikleri kiza aktaran zavallilarin uyarilmasina vesile olun. Siz ise değerli erkek adamalar görun iste sevgiyi taniyin. İste kizin size sizi sevdiğini söylerken sizin omzuna basinizi koyduğunuzda kizdan aldiğiniz o elektrikle verdiğiniz cumle sirlar zincirinin, kizin size yakinlasmasini ve size destek olmasina yarayacağina değil de sadece ve sadece kizin sizi tartmasina yarayacağini bilin yeter.

Bu arada Mahir ve Selvinin durumlarini da bilmiyorum artik hiç birimiz de ilgilenmiyoruz zaten. Peki ben? Gerçi ben de Ailesel açidan Parali sayilacak biriyim ama babamin parasini yemeyi kendime yakistiramiyorum. çalisiyor ve babama bağimli kalmiyorum arabamin parasini bile pazarda mont satarak kazanmistim universite zamaninda. Ve buna rağmen helal kazanç değil bol kazanç tercih ediliyorsa bol da bir aile kazancim olmasina rağmen ben yine de beni böyle ölu soyucusu aç insanlara birakmadiği için Allah'a sukrediyorum. Kizlar her zaman Parali bir erkek bulabilir, bizse her zaman kiz buluruz.. Bunu öğrenelim ve dunyalarimizi bizim pesimizden kosanlara karsin gizleyelim dostlarim. Zenginsen fakir görun fakirsen de hiç takma seni bulan sen olduğun için bulsun bağlansin. Ve dunyalarimizi aklinda bizim gibi insanlarin hayalini kuran temiz kizlar karsimiza çikincaya dek, Guzellikten baska hiç bir servete sahip olmayan zavallilardan yuksek bir duvarla ayiralim. Dediğim gibi unutmayin. Her zaman buluruz yeter ki biz adam olalim. Bir azizeye dek gönlunuzu muhurleyin ve her guzele bakmayin dostlarim. Guzele bakmamak bence en guzel sevaptir.

Nasildi atasözu? "Ari bende oldu mu Bali Bağdat'tan bile getirtirim" Sevgiyle ve Selametle kalin değerli dostlar sevgiyle kalin ve ders alin...

Tesekkurler Yuksel ,Tesekkurler Alp , Ferruh , Tesekkurler Anne , Beni yetistiren ve olgunlastiran herkese dair..

Tesekkurler Selvin... bir gun senin gibi zafer sarhoslari da bu sulu gözlerle söylenen yalanlarinizin getirisinin mutsuz bir hayattan baska bir sey olmadiğini anlayacaklar ama o zaman geldiğinde Zaman beni hakli çikarip aynalar sizi yalanci çikaracaktir.

Dostlarimin tatli saldirisi olmasa yazamazdim... Sağolun.

Kaynak : www.erkekadam.com


 

Bu sayfada geri git..!     -      ana sayfaya git..!
 
Domain
eXTReMe Tracker