21 Yuzyilin Yeni Hastaligi Kronik Yorgunluk Sendromu
Cinsel Tip Dernegi Başkani Dr. Cem Kece, kronik yorgunluk sendromu olanlarda cinsel sorunlarin daha fazla goruldugunu belirterek, "Kronik yorgunluk sendromu bugun modern tiptaki yerini almiştir. Hastalik 21. yuzyilin yeni ve yaygin bir hastaligi haline gelecek" dedi. Kece, kronik yorgunluk sendromunun doktorlar ve saglikla ilgili yardimci mesleklerde gorev yapanlar ile yonetici kadrosunda calişan ve sorumlulugu fazla olan kişilerde daha sik goruldugunu kaydetti. Kece, İHA muhabirine yaptigi aciklamada, kronik yorgunluk sendromu teriminin, surekli veya tekrarlayici seyreden, iyi anlaşilamayan ve bircok sistemi tutan bir hastaligi tanimlamak icin kullanildigini ifade ederek, "Kronik yorgunluk sendromunun tek bir sebebi yoktur. Bu hastaligin viral bir enfeksiyonun tetikledigi beyinin calişmasindaki duzensizlikler, strese bagli vucudumuzdaki dengesizlikler ve vucudun savuma sisteminin bozulmasi sonucu aşiri derecede aktifleşen bagişiklik sistemimizi icine alan bir durum oldugunu kabul etmeliyiz. Kronik yorgunlugun en ayirt edici belirtisi yatak istirahatiyla gecmemesidir. Bagişiklik sistemi enfeksiyonlarla başa cikamayinca sonuc bitkinlik olmaktadir. Havadaki elektrik yuku otomobillerin havayi kirletmesi, sanayi atiklari, trafik karmaşasi nedeniyle şehirlerde daha fazladir. Elektrik yukunun yogunlugu insanda yorgunluk hissini, sinir gerginligini ve stresi tirmandirir. Bu durum, damarlardaki daralmayi artirir. Hatta damarlardaki daralma midede ulsere bile neden olabilir" diye konuştu. Hekimlerin bir cogunun kronik yorgunluk sendromunun bir hastalik olduguna inanmadigini ve cidDiyetini kucumsedigini, bir kisminin da onu psikiyatrik bir bozuklugun eşdegeri olarak gordugunu soyleyen Kece, "Kronik yorgunluk sendromu acisindan bazi insanlar daha fazla risk altinda bulunur. Bunlarin başinda da A tipi kişilik yapinsa sahip insanlar var. Doktorlar ve saglik ile ilgili yardimci mesleklerde, yonetici kadrosunda calişan sorumlulugu fazla olan bireylerde sik gorulmektedir" dedi.
MUTSUZLUK YORGUNLUGUYLA KARIŞTIRMAYIN
Kronik yorgunluk dişinda bir de mutsuzluk yorgunlugu denilen bir yorgunluk turunun olduguna da dikkat ceken Kece, şunlari kaydetti: "Kronik yorgunluk sendromunu mutsuzluk yorgunlugu ile kariştirmamak gerekir. Mutsuzluk yorgunlugunda şikayetler bedensel bir rahatsizliktan degil, psikolojik sorunlardan kaynaklanmaktadir. Kendini surekli bitkin, halsiz, isteksiz, yorgun hissedenler bu gruba girmektedir. Bu hastalarin yorgunluk hisleriyle mutsuzluklari arasinda baglanti vardir. Mutsuzluk yorgunlugu, dogal olarak, insanin psikolojisiyle cok yakindan ilgilidir. Bu sendrom duygusal tukenmişlik, depersonalizasyon ve bireysel beceride azalma nedeniyle; bireysel ya da kurumsal duzeyde, insanin ic dunyasi ile ilgili duygulari, amaclari, istekleri ve beklentileri etkileyen psikolojik bir deneyimdir. Bu hastalar sorunlar, baski hissi, huzursuzluk ve işlev bozuklugu sonucunda işlerinden ve ailelerinden olabilirler. Bu sorundan kurtulmak icin oncelikle kendimizi, dogayi ve hayati sevmek, yorgunluklarimizin, tukenmişligimizin, mutsuzluklarin, hayal kirikliklarinin gelip gecici olduguna inanmak gerekir. Hastalarin psikolojik tedavi gormesi gerekir." Kece, kronik yorgunluk sendromunun sebebinin tam olarak bilinmemekle birlikte hastaligin olasi nedenlerini şoyle siraladi: "Viral enfeksiyonlar, stres, kontrol kaybi, devlet kurumlarinda calişma, sosyal destegin eksikligi, organizasyon bozukluklari, gercek dişi hedefler, gozlemcilerin tavri, ekip ilişkilerindeki bozukluklar, iş tatminsizlikleri, vb. iş hayatindaki nedenler, aşiri aktif bagişiklik sistemi, kadin olma, yuksek sosyoekonomik koşullarda yaşama, saglik calişani olma, A tipi insanlar, nevrotik anksiyete, azalmiş ozsaygi, duygusal acidan sorunlar yaşama, depresyon gecirme, agir işler yuklenme, erken yaşta evlenme, okula gonderilmeme, problemli evlilikler, aileden uzakta yaşama vb. bireysel etmenler, adrenalin salgilayan bezlerinin duzenli calişmamasi, vucudun butun hucrelerini guclendiren kimyasal enerji kaynagi olan ATP duzeyinin duşuk olmasidir." Kece, kronik yorgunluk sendromunun kadinlarda ve sosyo-ekonomik duzeyi yuksek olan kişilerde daha sik goruldugunu vurguladi. Kendisinde bu hastaligin belirtilerini gorenlerin oncelikle bu hastalik hakkinda bilgi ve fikir sahibi olan bir hekime başvurmasi gerektigini soyleyen Kece, "Tedavide tatile cikilmasini, istirahat edilmesini, kas gevşetici hafif egzersizler yapilmasini, ilac olarak antiastenik ilaclar ve vitaminlerin kullanilmasini oneriyoruz. Yorgunluk icin, kavramsal davraniş terapisi ve hayat tarzinin degiştirilmesi gibi ceşitli tedavi yontemleri uygulandigi psikoterapiyi de oneriyoruz" şeklinde konuştu.
CİNSEL TIP DERNEGİ'NDEN ONERİLER
Yeni yapilan bir araştirmaya gore Turkiye'de her 100 kişiden yaklaşik 55'nin cok yorgun oldugunun tespit edildigini anlatan Kece, şu onerilerde bulundu: "Cinsel isteksizlik vb. cinsel sorunlariniz varsa bir cinsel terapiste baş vurun. Yapabildiginiz kadar fazla istirahat edin. Hayat hizinizi yavaşlatin, fiziksel veya emosyonel stres meydana getirecek ortamlardan ve işlerden kacinin. Calişma ortamimizi yeniden duzenleyin. Yani aşiri iş yukunden kacinin, dinlenme zamanlarimizi arttirin, finansal, burokratik ve idari işlerde en az sorumluluk alin, yeterli uzman egitimi ve yonlendirme yapilmasini isteyin, yaptigimiz işi kontrol etme ya da etkileme duygusunun daha fazla kazandirilmasini isteyin, calişanlar arasinda destek ve sosyal ilişkilerin en ust duzeye cikarilmasi icin caba sarf edin, kagit işi ve burokratik işlerin azaltin. İş hayatimizda ve ozel hayatimizda yeni stratejiler belirleyin. Takim calişmasi yapin. İşyerinde sosyal destek amacli gruplar kurun ve toplantilar duzenleyin. Egitim icerikli uygulamalar ile bireysel baş etme yontemlerini geliştirin. Kas gevşetici egzersizler yapin. Zor işleri eşit olarak dagitarak yukun ayni kişiler uzerinde birikmesini engelleyin ve zor işlerin donuşumlu olarak yapilmasini saglayin. Gun icerisinde kitap, gazete ve dergi okuma gibi, iş harici aktiviteler icin zaman ayirin. Yorgunluga karşi en iyi ilac tatile cikmaktir. Tatile cikin. Yarim gun calişin. Calişma temposunu duşurun. Yaşaminizi renklendirecek ugraşlar bulun. Her sabah 10-15 dakika ac karnina egzersiz yapin. Her gun sabahlari ac karnina en az 5 dakika yuruyuş yapin. Ancak bu yuruyuşleri guneşli gunlerde yapmaya ozen gosterin. Uyku ritmine dikkat edin. Hoşunuza giden konulari duşunun veya hoşlandiginiz bir film seyredin. Bol vitaminli ve mineralli besinleri sofranizdan eksik etmeyin. Ozellikle B ve C vitaminleri ile potasyum. Bol sivi alin. En az gunde 3 litre su icin. Alkolden uzak durun."
