Astroloji
Ask ve Sevgi
Bebek isimleri
Biyografi
Cep Melodi
Cinsellik
Doga ve Hayvanlar
Egitim
Erkekler
Fikralar
Gazeteler
Gerekli Linkler
Haberler
Hazir Mesajlar
Hikayeler
Islamiyet
Komedi
Otomobil
Oyun Hileleri
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Ruya Tabirleri
Saglik
Yemek Tarifleri
Siirler
sirketler
Aşk ve Sevgi
Güzel Sozler
Aşk Şiirleri
Kadınca
Güzeller Galerisi
Oyunlar
Komik Resimler
Komik Yazılar
Karikaturler
Fikralar
Animasyonlar
ve Script
Yardım
Reklam Verin
    Dost siteler
   anne bebek sagligi
   bebek bakimi
   msn
   sohbet
   eglence
  
muhabbet
  
kiz
  
bayan
  
erkek
  
mirc
  


 
 
.
 
 
 
 

   Nick Yazınız --> 

  Farklı  SOHBET ortamında bulunmak istiyorsanız.. farkı bizimle yaşayın..

Andropoz neler yapilmali ?

Andropoz neler yapilmali ?


Kadin cinsel hormonu belli bir yaştan sonra sifira iniyor ve menopoz denilen bu durumda eksik hormonun yerine konmasi uygulamada olan bir yaklaşim. Erkekte de hormon seviyelerinde bir degişiklik soz konusu. 45-50 yaşindan itibaren erkeklik hormonu olan testosteron yaninda bobrekustu bezinden salgilanan ayni yapidaki hormonlar devamli bir duşuş gosteriyorlar, ama hic bir zaman bu seviye, ileri yaşta bile, sifir olmuyor. ' Andropoz ' olarak da adlandirilan bu durum, cinsel fonksiyonun gerilemesi yaninda, cinsel arzu ve zihinsel fonksiyonlarda da duşmeye neden oluyor. Ayrica yorgunluk hali ve uyku problemleri duygusal degişiklikler, iktidarsizlik, depresyon, libido(cinsel guc)azalmasi, osteoporoz, meni kalitesi ve kaslarda olumsuz etkiler, yine erkeklik/androjen hormonlarinin eksikligi, vucut yapisi degişikligine sebep olarak bilhassa karinda 10-15 kg yag tutulmasina yol aciyor.

Ortalama yaşam suresi uzadigi icin yaşlanmaya bagli sorunlarin artacagi ve andropoza bagli problemlerin artmasi, geliştirilen tedavi yontemleri dikkat cekiyor.

Turkiye ‘de 40 ile 70 yaş arasindaki erkeklerin yuzde 52'sinde cinsel performansta ve istekte azalma oldugu, ancak doktor başvurusunun azligina bagli bu rakamlarin gercegin oldukca altinda kaldigi tahmin edilmektedir.

Tum bu bulgulari ozetlersek erkeklerde ilerleyen yaşa bagli gorulen fiziksel ve zihinsel degişikliklerin, androjen hormonlarinin azalmasiyla birlikte bir klinik tabloya donuşmesidir.

Bu klinik tablo şu belirtileri icerir:

1. Seksuel fonksiyon ve istek azalmasi, ozellikle sabah ereksiyonlarinin kalitesinde duşme,

2. Entelektuel kapasitede azalma, konsantrasyon kaybi, yorgunluk, kizginlik ve depresyon,

3. Kas kitlesinde ve gucunde belirgin azalma,

4. Kemik mineral yogunlugunda azalma (osteoporoz),

5. Organ yaglanmasinda artiş.

Andropoz terimi yaygin kullanimina ragmen cok dogru bir tanimlama degildir. Kadinlarda menopozla birlikte ureme ozellikleri tamamen ve akut olarak bitmesine karşin, erkeklerde ureme kapasitesi ilerleyen yaşa ragmen devam edebilir. Bu baglamda "yaşlanan erkeklerde androjen eksikligi 'andropoz'a gore daha dogru bir tanimdir.

39- 70 yaşlari arasindaki erkeklerde, serum serbest testosteron seviyelerinin yilda yaklaşik %.1.2 oraninda duştugu gosterilmiştir.

65 yaş ustu erkeklerin yaklaşik %25-50'sinde biyo-yararlanilabilir testosteron duzeylerinde duşuş gercekleşmekte ve androjen replasman (eksik hormonun yerine dişaridan yapay olani verme) tedavisi gerektirecek belirtiler ortaya cikmaktadir. Elbette yaştan bagimsiz olarak, genetik bozukluklar, şişmanlik, ceşitli hormonal dengesizlikler (buyume hormonu, tiroid hormonlari, insulin), alkol, stres ve kronik hastaliklar da kan testosteron duzeylerinde duşmeye sebep olabilmektedir.

Androjenler ve etkiledigi organlar

Androjenler %90'i testislerden , %10'u bobrek ustu bezlerinden salgilanan ve vucutta degişik oranlarda biyolojik etki gosteren steroid yapida 5 hormondur. Bunlar, testosteron, dihidrotestosteron, androstenedion, DHEA ve DHEA-S'dir.

Androjenlerin etkileri, daha anne karnindayken başlar ve cocugun diş cinsel organlarinin gelişmesini saglar. Ergenlik doneminde sekonder seks karakterlerinin gelişmesini ve daha sonraki yillarda da cinsel arzu, ereksiyon ve sperm yapimi gibi uremeye yonelik fonksiyonlarini surdururler. Erkek ureme sistemi ve sekonder seks karakterlerinin gelişimine olan etkileri androjenik etkiler olarak bilinir Ereksiyon(penisin sertleşmesi) mekanizmasinin her basamaginda rol alirlar. Ozellikle gece ereksiyonlarini ve seksuel davranişlari duzenler, kas, kemik, sinir sistemi, prostat, kemik iligi gibi organlarda da etki yaparak osteoporoz, ve kas gucune olumlu etki ederler. Diger yandan tum yaşam boyunca bilişsel fonksiyonlarin gelişiminde rol oynarlar. Vucutta azot tutulumunu saglayarak, kas ve kemik oluşumunu induklerler(arttirirlar). Ayrica bu hormonlarin kan hucrelerinin yapimi ve serum lipid duzeylerine etkileri de kanitlanmiştir. Buyume ve organlardaki bu etkileri ise anabolik (arttirici)etkiler olarak tanimlanir.

Androjenlerin ereksiyondaki rolu kesin sinirlanamamiştir, gunumuzde belli bir eşik deger ustundeki serum androjen duzeylerinin normal cinsel fonksiyon icin yeterli oldugu varsayilmakta, ancak bu eşik deger ile ilgili celişkili goruşler one surulmektedir.

İnsanlarda, serum androgen duzey duşuklugunun (hipogonadizm) hemen her zaman libido (cinsel istek)azalmasi ve ozellikle gece ereksiyonlarinin sertliginde ve sikliginda azalma ile beraber oldugu bilinmektedir. Bu hasta grubunda, testosteron tedavisi ile bu şikâyetler duzeltilebilmektedir.

Deneysel hayvan modellerinde de, androjenlerin, molekuler duzeyde ereksiyonun her aşamasinda rol aldigi gosterilmiştir. Ereksiyon, penise gelen kan akiminin artmasi, giden kan akiminin ise azalmasi ve penis ici basincinin artmasi ile gercekleşir. . Androjenlerin penis kan dolaşimi uzerine etkileri, gelen kan akiminin artmasi ve giden kan akiminin azalmasi şeklindedir. Bunu penis duz kaslarina, tunika albugineanin (penis kilifi) fiziksel ozelliklerini ve damarlara etkisi ile saglar.

Deneysel calişmalar, androjenlerin beyinde, hipotalamus duzeyinde hormonlari uyararak ereksiyonda rol alan ajanlarin salgilanmasini duzenledigini ortaya koymuştur. Ayrica omurilikte de androgen reseptorlerinin varligi gosterilmiştir. Androjenler penis duzeyinde de bu organin otonom sinir sistemine , damar cidarina , penis kilifina , penis ici duz kaslara ve cizgili kaslara etkilidir. Androjen reseptorlerinin uyarilmasi direkt olarak, ereksiyonda başlica gorev yapan azotoksit sentezine de etkilidir.

Sonuc olarak, deneysel calişmalar, androjenlerin ereksiyonun her aşamasinda belirleyici rol oynadigini ortaya koymuştur.

Andropozun şu anda dunyada kac erkegin sorunu oldugu tam olarak bilinmese de, 21. yuzyilin ilk yarisinda androjen eksikligi olan erkek sayisinin anlamli bir şekilde artacagi nufus araştirmalari sonucu tahmin edilmektedir. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Enformasyon Departmani'nin, 75 yillik bir periyotta dunya nufus tahminleri ve yansimalarindan elde edilmiş verileri gostermektedir. 20.yuzyilin son on yilinda dunya nufusu 1 milyar artmiştir, ve onumuzdeki 25 yil icinde de 2 milyarlik bir artiş beklenmekte ve 2025 yilinda dunya uzerinde 8 milyar insanin yaşayacagi ongorulmektedir. Daha carpici olarak, yaşam beklentisi, bu periyotta en az 30 yil kadar artmiştir. Bu zaman icinde 65 yaş ustu birey sayisi 3 katina cikarken, cocuk sayisi %35'den %20'lere duşecektir. Sonuc olarak kaba bir hesapla 2025 yilinda dunya nufusunun yaklaşik %15'inin 65 yaş ustu bireylerden ve bunlarinda yaklaşik %50'sinin erkeklerden oluştugunu goz onunde bulundurursak, bu yaşli erkek populasyonunun %30-50'sinde de serum biyoyararlanilabilir testosteron duzeyinin duşuk olacagi varsayilirsa, bu tarihte dunya yuzeyinde androjen replasman tedavisi ihtiyaci duyabilecek 180-300 milyon erkek olacaktir.

Tedavi olanaklari teknolojik gelişmelerle birlikte artmiş olup: Androjen duşuklugunun medikal tedavisinin amaclari seksuel fonksiyonlarin yerine konmasi, libido restorasyonu ve bireylerde iyi olma hâlinin teminidir. Seksuel fonksiyonlardaki etkilerinin yani sira, eşit derecede onemli olarak androjen replasman tedavisi gelişmiş osteoporozun ilerlemesini engeller, kas gucunu restore eder ve mental kapasiteyi arttirir. Testosteron tedavisi fizyolojik serum testosteron duzeylerinin kanda saglanmasini, ayrica testosteronun metabolizma urunleri olan DHT ve ostradiolun de optimize edilmesini icerir.

Gunumuzde kullanilan formlari, agizdan alinan tabletler, kas ici enjeksiyonlar ve skrotal (Testis derisi)ya da nonskrotal deriye yapiştirilan yamalardir . Bu yontemlerin hepsinin ayri avantajlari ve dezavantajlari bulunmasina ragmen, deriye yapiştirilarak kullanilan patch'ler gunluk testosteron salinim ritmini taklit ederek fizyolojik ve etkili bir iyileşme saglarlar.

Dunyamiz hizla yaşlanan insanliga ev sahipligi yapiyor Hizla yaşlanan insanlikla birlikte ileri yaşlarda gorulen saglik sorunlarinin da artmasi kacinilmazdir. Andropoz da bunlardan biri olmakla birlikte tanisi ve tedavisi oldukca kolay ve zahmetsiz bir yaşlilik sorunudur. Sonuc olarak, Birleşmiş Milletlerin verilerine dayanarak, 2025 yilinda 180-300 milyon erkegin , androgen replasman (Eksik hormonu yerine koyma)tedavisine gereksinim duyacagi tahmin edilmektedir.


 

Bu sayfada geri git..!     -      ana sayfaya git..!
 
Domain
eXTReMe Tracker