Astroloji
Ask ve Sevgi
Bebek isimleri
Biyografi
Cep Melodi
Cinsellik
Doga ve Hayvanlar
Egitim
Erkekler
Fikralar
Gazeteler
Gerekli Linkler
Haberler
Hazir Mesajlar
Hikayeler
Islamiyet
Komedi
Otomobil
Oyun Hileleri
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Ruya Tabirleri
Saglik
Yemek Tarifleri
Siirler
sirketler
Aşk ve Sevgi
Güzel Sozler
Aşk Şiirleri
Kadınca
Güzeller Galerisi
Oyunlar
Komik Resimler
Komik Yazılar
Karikaturler
Fikralar
Animasyonlar
ve Script
Yardım
Reklam Verin
    Dost siteler
   anne bebek sagligi
   bebek bakimi
   msn
   sohbet
   eglence
  
muhabbet
  
kiz
  
bayan
  
erkek
  
mirc
  


 
 
.
 
 
 
 

   Nick Yazınız --> 

  Farklı  SOHBET ortamında bulunmak istiyorsanız.. farkı bizimle yaşayın..

Canakkale Zaferi Şiirleri

Canakkale Destani
 
Bir destan yazilmişti, Canakkale isminde,
Bin dokuz yuz on beşin, Mart’in on sekizinde.
O bir destan değildi, masal sayilir destan,
Olum kalim savaşi, kurtuluştu kaostan.
Bu savaş milletimin, varlik yokluk savaşi,
Savaşan Mehmetciğin, koltuğundaydi başi.
Uşuştu başimiza, dunyanin yabanisi,
Her birisi sanki de, cehennem zebanisi.
Mahşeri aratmişti, o gunde Canakkale,
Kurdular her cephede, etten, yurekten kale.
Hacli hacin altinda, hedef almiş hilali
Geldiyse de top yekun, yaşadi izmihlali.
Bir muhur basilmişti, dunyanin tarihine
Kim ki şehit duşmezse, kuserdi talihine.
Duğune gider gibi, gittiler şahadete,
Koştular seve seve, en buyuk ibadete.
Vatan uğrunda canlar, fedadir birer birer
Şehittir o yiğitler, olmezler diridirler,
Cephedeydi neferi, duadaydi hastalar,
Kimi yetmiş den fazla, kimi cocuk yaştalar.
Semadan yağmur gibi, yağiyorken kurşunlar,
Sevindiler giderken, Allah’a kavuşanlar.
Nerde mal mulk sevdasi, canlarindan gectiler
Kurşun kurşun, şehadet şerbetini ictiler.
Ne Yâr var akillarda, nede cocuk hayali,
Hedef tek, cani verip, yuceltmekti hilali.
Birkac gazisi kalan, tek savaştir cihanda,
Kanatlanip uctular, cennete hep bir anda.
Toprak kan kustu o gun, denizler demir yuttu,
Şehitleri O Nebi, kucağinda uyuttu.
Ne gerek mezar taşi, ne gerek ona mezar
Bugun tarih onlari, altin harflerle yazar.
Namazsiz ve Kur’an siz, duşse de bir yanina,
Kefensiz, kanli yelek, şahittir imanina.
Bir damla şehit kani, butun dunyaya değer,
Bir toprak parcasidir, vatan değilse eğer.
Kurtarip boğazlari, şehadete erdiler,
Dunyaya yiğitliğin, bir dersini verdiler.
Gafiller ucuz sandi,oysa paha bicilmez
Sonunda anladilar, Canakkale gecilmez.
Vatana goz dikenler, azdirdikca azdilar,
Aslanlar savunmanin, destanini yazdilar.
Okusun butun dunya, oturup ezberlesin,
Artik ininden cikip,yurduma goz dikmesin
Bu vatanin evladi, kurbandir toprağina,
Cakallar ruzgar olsa, değemez yaprağina.
Bir Hilal ki bağrinda, yaşatir bu milleti,
Binlerce guneş feda, yaşasin Turk Devleti.

Kasim KAPLAN

***

Canakkale Gecilmez
 
Canakkale dediğin manasizdir sanma sen
Ordaki şehitlerdir tarihlere şan veren
Vatan topraği icin can ile serden gecen
Korkuyor bu kafirler tuyleri diken diken

Su ustu mayin dolu nusret toplar mayini
Bir yandan Elizabeth duşunuyor canini
Komayacağiz yerde şehitlerin kanini
Korku bilmez bu millet artiracak şanini

Mehmedoğlu Seyyid'in mermiyi kaldirişi
Dunya durdu, donmuyor seyreyliyor yarişi
Anlayacak kafirler bucaği ve karişi
Turkum başkaldirdi ki zaferdir haykirişi

Gaza, cihad nasib et Turk milletine ya Rab!
Anzak, Hindu, Ingiliz... Hepsi harab ve bitab
Her renk, her dil, her kita bilsin ki bu kutlu ab
Canakkale suyu bu ne Rum dinler ne Arab

Anafarta, Dardanos, Boğali, Seddulbahir
Turktedir bu topraklar dunyada evvel ahir
Kayboldu Ingilizler bilinmiyor nerdedir
'Canakkale Gecilmez' bu da acik gercektir

Samet Mehmet Bora

***

Canakkale
 
Gun gecmiş,yil gecmiş ne yazar.
Her kariş torağinda bin,şehit bir mezar.
Yeryuzunde yaşadikca,tek dişi canavar.
Turk milleti ayni destani yine yazar.

Sen rahat uyu ey şanli şehit.
Golgesinde golgelen al bayrağin.
Hangi kem goz sana edebilir nazar.
Turk milleti ayni destani yine yazar.

Yedi cihana yeter yazdiğin destan.
Gok kubbe ay,yildiz sana verir selam.
Canakkaleyi duşmana yaptinya mezar.
Turk milleti ayni destani yine yazar.

Dunya dondukce Canakkale yine gecilmez.
Kaninla suladin topraği hangi canli seni bilmez.
Sen yazdin cihana şanli tarihi artik kim bozar.
Turk milleti ayni destani yine yazar.

Şefik Aydemir

***

Canakkale Şehitlerine
 
Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mi ki dunyada eşi?
En kesif ordularin yukleniyor dordu beşi,
Tepeden yol bularak gecmek icin Marmara’ya
Kac donanmayla sarilmiş ufacik bir karaya,
Ne hayasizca tahaşşud ki ufuklar kapali!
Nerde-gosterdiği vahşetle “bu: bir Avrupali”
Dedirir-yirtici, his yoksulu, sirtlan kumesi
Varsa gelmiş, acilip mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dunya, Yeni Dunya butun akvam-i beşer
Kayniyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihanin duruyor karşinda,
Osrtralya’yla beraber bakiyorsun ; Kanada!
Cehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...
Hani tauna da zuldur bu rezil istila...
Ah o yirminci asir yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gozdesi mevcut ise hakkiyle sefil,
Kustu Mehmetciğin aylarca durup karşisina;
Doktu karnindaki esrari hayasizcasina,
Maske yirtilmasa hala bize affetti o yuz ...
Medeniyet denilen kahbe, hakikat yuzsuz.
Sonra mel’undaki tahribe muvekkel esbab,
Oyle muthiş ki: Eder her biri bir mulku harab.
Oteden saikalar parcaliyor afaki;
Beriden zelzeleler kaldiriyor a’maki;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sonuyor goğsunun ustunde o aslan neferin.
Yerin altinda cehennem gibi binlerce lağam,
Atilan her lağimin yaktiği: Yuzlerce adam.
Olum indirmede gokler, olu puskurtme de yer
O ne muthiş tipidir: Savrulur enkaaz-i beşer...
Kafa, goz, govde, bacak, kol, cene, parmak, el, ayak,
Boşanir sirtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Saciyor zirha burunmuş de namerd eller,
Yildirim yaylimi tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangini, durmuş da acik sinelere,
Suru halinde gezerken sayisiz tayyare.
Top tufekten daha sik, gulle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide guler!
Ne celik tabyalar ister, ne siner hasmindan;
Alinir kal’a mi goğsundeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrina ram?
Cunku te’sis-i ilahi o metin istihkam.
Sarilir, indirilir mevki’-i mustahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bir goğuslerse Huda’nin edebi serhaddi;
“O benim sun’-i bediim, onu ciğnetme” dedi.
Asim’in nesli... diyordum ya... nesilmiş gercek:
Işte ciğnetmedi namusunu, ciğnetmeyecek.
Şuheda govdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, ruku olmasa, dunyaya eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnindan, uzanmiş yatiyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne guneşler batiyor!
Ey, bu topraklar icin toprağa duşmuş, asker!
Gokten ecdad inerek opse o pak alni değer.
Ne buyuksun ki, kanin kurtariyor Tevhid’i...
Bedr’in aslanlari ancak, bu kadar şanli idi.
Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsin?
“Gomelim gel seni tarihe”desem, siğmazsin.
Herc u merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...
Seni ancak ebediyetler eder istiab.
“Bu, taşindir” diyerek Ka’be’yi diksem başina;
Ruhumun vayhini duysam da gecirsem taşina;
Sonra gok kubbeyi alsam da, rida namiyle;
Kanayan lahdine ceksem butun ecramiyle;
Mor bulutlarla acik turbene catsam da tavan;
Yedi kandilli Sureyya’yi uzatsan oradan;
Sen bu avizenin altinda, burunmuş kanina;
Uzanirken, gece mehtabi getirsem yanina,
Turbedarin gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gunduzun fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tullenen mağribi, akşamlari sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatirina.
Sen ki, son ehl-i salibin kirarak savletini,
Şarkin en sevgili sultanini Salahaddin’i,
Kilic Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki, Islam’i kuşatmiş, boğuyorken husran,
O demir cemberi goğsunde kirip parcaladin;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrami adin;
Sen ki, a’sara gomulsen taşacaksin... Heyhat,
Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu acmiş duruyor Peygamber.

Mehmet Akif ERSOY


 

Bu sayfada geri git..!     -      ana sayfaya git..!
 
Domain
eXTReMe Tracker